işte biligist'in temel manifestosu budur. bunun üzerine kuruludur. kişinin kendisinden ibaret olmadığı toplumda bireyin yalnızlaşmadığı çıkar için insanların savaşmak zorunda kalmadığı. aptallığı parlatan kitlelerden olmadan kendi toplumunu ve çevresini düşünerek kendi hayatının idamesi için kendi çıkarlarını gözetmekle birlikte çevresinin çıkarlarını da ahlaki ve ölçülü biçimde gözeten insanlığın ortak mirasına olumlu bir katkı sunmak için düşünen insana biligist. bunun yapılış biçimine de biligizm dahası bilgicilik denir. bir kuşakta dahi öğrenilen bir bilgiyi hazmedip sonraki kuşağa devredebilen canlıdır insan. bu yüzden dünyanın mutlak hakim gücü olabilmiştir. bu ortak miras ortak bilim ve bilgi havuzu insanlığı yanlışlarından döndürmüş hastalıklardan kurtarmıştır. tabi bazen bu havuzun rengi bulanmıştır ve bu sebeple çeşitli hastalıklar toplulukları felç etmiştir. fakat doğruluğa karşı insanın istemsiz arayışı bu havuzu her zaman temizlemeyi başarmıştır. bugün gelişmenin ve girişim savaşlarının getirdiği altta kalan ezilsin modelini elimizin tersiyle iterek topluluğa faydası homojen dağılan faydalı işler ve atılımlar için biligist çalışacak.
ne yapacağız
2 yazım<felsefe> <psikoloji> 15 yaşımda kimse bana ne yapacağımı söylemesin diyen ben 23 yaşımda biri allah rızası için ne yapacağımı söylesin diyen bene evrildi. şimdi ise gördüm ki herkes benim ne yapacağımı değil sadece, kendisinin ne yapacağını da bilmiyor. öğrenmeye çalışırken bitiriyor ömrünü insan. ne yapacağız ne yapacağız diyerek ömür bitiyor. ne yapmayacağımıza dair çok kesin örnekler vardır. etik ahlak gerek dini gerek felsefi açıdan ne yapmamamız gerektiğini bize söyler. yapacaklarımız ise kendimiz için ve başkası için olmak üzere iki sınıfa ayrılabilir. rahat bir vicdan için başkası için bir şeyler yapacağız rahat bir yaşam için kendimiz için bir şeyler yapacağız. burada birinden biri dengesini kaybettiğinde pişman olma olasılığımız yüksektir. fakat başkası için yapılmış bir işin pişmanlığında kişi kendini daha kolay teskin eder. bencil eylemler sonunda hayatın rengini yok eder. hayatta bizden başkasının da var olduğunu bizi rahatsız ederek iğneleyerek sürekli hatırlatır. gerek yok bunun için en makul çözüm insanlığın ortak mirasına topu atmaktır. çalış faydan dokunsun zaten bu mirasa katkı sağlayan bu hazineden ya ölü ya diri payını elbet alır.