<psikoloji>

5 yazım

öteki dillerde: <Psychologie> · <psychology> · <Psicología> · <Psychologie> · <Psicologia> · <Psicologia>

Asya lanmaoa

<biyoloji> <psikoloji> <mantarlar>

insanların cüce insanlar görmesine sebep olan mantar lanmaoa asiatica. daha önce fransa da yaşanan lsd çavdar mahmuzu olayını aklıma getirdi. köylü birden çavdar mahmuzu olarak adlandırılan mantarın bulaştığı tahıl ekmeğini yiyince köy birden akıl sağlığını yitirmişti. konuyla ne ilgisi var bilmiyorum bilgi olsun diye ekledim. psikoaktif bileşiği bulamamışlar henüz. spesifik olarak cüce insanlar gördürmesi beynin özel bir bölmesini harekete geçiriyor olmalı muhakkak.

içgüdüsel doğruluk

<felsefe> <psikoloji> insan ömrünün tümünde bazı hatta bir çok davranışını içgüdüsel olarak yapar. dürtüsel hareketler zamanla bizim tarafımızdan verilmiş kararlarhalini alırlar. bu yüzden insan iradesi daha sayılabilecek bir çok sebepten tartışmalı bir konudur. insan gerçekten iradesi olan seçim yapan bir varlık mıdır. yoksa irade sadece bir kılıf mıdır?

bütün bunlara cevap bulmak için pek çok insan uzun süreler boyunca düşünmüştür fakat burada söylenecek ve neredeyse emin olduğumuz bir nokta var ki içgüdüler kararlarımızın sahibi diyemesek bile üzerlerinde önemli etkilerinin bulunduğunu inkar edemeyiz.

peki canlılığın istekleri ve insanlığın istekleri birbirlerinden ne kadar farklıdır. insan bazı durumlarda ölümü yaşama tercih edebilen bir canlıdır. canlılıktan bildiğimiz kadarıyla canlılar her koşulda yaşamaya odaklıdır. fakat insan burada farklılaşabiliyor. seçimlerini hayatta kalmanın tam aksine doğru yapabiliyor.

burada bahsedeceğim şey aslında bireyin psikolojik serüveni değil kalabalıkların bilgeliğinden kaynaklı bir incelemeyi içgüdülerden elde edebilir miyiz? sorusu. kalabalıkların bilgeliği şudur. kalabalık bir insan grubuna bir fanus içinde ne kadar bilye olduğunu sorup sonra gelen istatistiğin ortalamasını alırsanız yaklaşık bilye sayısını bulursunuz. peki bu durum insanların içgüdülerinin toplamına uyarlanırsa durum ne olur. milyonlarca insanın insanlık hakkında düşüncelerini ve olası sonuçlar hakkında tahminlerini alıp bunları bir dizi parametrelere dönüştürerek ortalamsını alırsak ne çıkar. hangi parametreye yakın bir sonuç buluruz.

bu noktada ilginç olacak şey deneyin ne sonuç verdiği değil sanırım ilginç olan insanın dışında bir aklın yapay zekadan da önce var olması. buna tanrı diyebilir miyiz bilmiyorum spinozanın panteizmi gibi yorumlanabilir belki fakat etrafımızı homojen biçimlerde çevreleyen bir akıl ve karar mekanizması var. dikkatimi çeken ise genel bağlamda bir içgüdüye sahip değil onun içgüdüsü tam olarak evrenin temel bazı yasalarından kaynaklanıyor. dizilim ve oluşumların beraberinde taşıdıkları veri bir noktada o kadar sıralı ve alışılageldik tekrarlanıyor ki sonunda bir parça gibi görülebiliyor. içgüdüsel doğruluk doğru olduğu kitlelerce hissedilen bir şeyin doğru olma olasılığının oranını aramak denilebilir sanıyorum.

belirtmem gerekiyor ki biligist bir tanım girme aracı değil tanımları yeniden yapabilme cesaretini gösterme aracıdır. o sebeple düşüncelerin uç noktalara değinmesi ve net sonuçlar vermiyor olması burada sakınca değil aranılan şeydir. internet zaten yeteri kadar tanım barınıdırıyor burada yeni tanım ve analizlere ihtiyaç var. bu yüzden agresif bir reklam stratejisi yürütmüyoruz. biligist acele etmeyen nadir olanı arayan sıradanlıktan hiç hoşlanmayan bir kitleye sahip olsun istiyoruz.

ne yapacağız

<felsefe> <psikoloji> 15 yaşımda kimse bana ne yapacağımı söylemesin diyen ben 23 yaşımda biri allah rızası için ne yapacağımı söylesin diyen bene evrildi. şimdi ise gördüm ki herkes benim ne yapacağımı değil sadece, kendisinin ne yapacağını da bilmiyor. öğrenmeye çalışırken bitiriyor ömrünü insan. ne yapacağız ne yapacağız diyerek ömür bitiyor. ne yapmayacağımıza dair çok kesin örnekler vardır. etik ahlak gerek dini gerek felsefi açıdan ne yapmamamız gerektiğini bize söyler. yapacaklarımız ise kendimiz için ve başkası için olmak üzere iki sınıfa ayrılabilir. rahat bir vicdan için başkası için bir şeyler yapacağız rahat bir yaşam için kendimiz için bir şeyler yapacağız. burada birinden biri dengesini kaybettiğinde pişman olma olasılığımız yüksektir. fakat başkası için yapılmış bir işin pişmanlığında kişi kendini daha kolay teskin eder. bencil eylemler sonunda hayatın rengini yok eder. hayatta bizden başkasının da var olduğunu bizi rahatsız ederek iğneleyerek sürekli hatırlatır. gerek yok bunun için en makul çözüm insanlığın ortak mirasına topu atmaktır. çalış faydan dokunsun zaten bu mirasa katkı sağlayan bu hazineden ya ölü ya diri payını elbet alır.

bir konuda iddialı olmak

<psikoloji> <ekonomi>bir konuda iddialı olmak için başlıca unsur sanırım bir konuya yeterince zaman ayırabilmek gerekiyor. günümüzde bir çok kişisel gelişim aracı bu konuda insana özgüven hakkında nutuk atar fakat bunun karşılığı iyi bir eğitime ayrılmış zaman ve maddi yeterliliktir. bu iki unsuru nasıl karşılandığı farklılık gösterebilir fakat temel olarak bu iki unsur esastır. iki farklı durumu ele alalım. maddi kaynakları ailesinden gelen biri bir konuda ailesinin desteğiyle ve kendi yetkinliğiyle bir konuda derinleşebilir. bunun yanısıra bir kişi bir yandan işini yapıp o işten maddi getiri sağlayarak zamanla ustalaşarak ve işin detaylarına vakıf olarak bunu sağlayabilir. fakat sonuç olarak esaslar maddi yeterlilik ve ayrılan zaman olarak belirtilebilir. şahsi görüşüm ise şu yöndedir. insana her konuda iddialı olmak bugün olmazsa mutlak yarın zarar verecektir. değişebilmek kabul edebilmek geri adım atabilmek insan için bilmediği faydaları bir gün ona sağlayacaktır. yine şahsım adına konuşursam bir konuda iddialı olamayacak kadar yorgunum. fakat iddialı insanları severim bir işin üstesinden gelebilecekleri izlenimi verirler.

biligist geliştirme süreci

<kültür> <bilim> <psikoloji> <sosyoloji> biligist genel yapısı gereği nedensellik ilkelerine temellendirilmiştir. yapısının bu şekilde olmasının sebebi, sosyal medyanın zararlı etkilerine karşı insan zihninin durağan yapısını korumak olarak açıklanabilir. bu yapı nasıl çalışır? bu yapının çalışma biçimi şu şekildedir: "class" adını verdiğimiz temel kelimelerden oluşan ve kullanıcının bir yazım başlatmadan hemen önce veya yazımı başlattıktan sonra girmesi istenen bu tekil kelimeler, ana konu başlıklarıdır ve anlatılmak istenen bağlamı önceden verir. bu kelimeler rastgele oluşturulmaz. biligist içinde katı bir hiyerarşik düzen vardır; bu düzen üç sınıf olarak tanımlanır ve düzenin üst iki sınıfı bu kelimeleri üretme yetkisine sahiptir. yeni kayıt yaptıran biri, üretilen bu kelimelerden kendi bağlamını oluşturmalıdır. biliyorum, bu durum genel anlamda kafa karıştırıcı olabilir ve kullanıcı kaybettirebilir. fakat biligist popüler olmak veya çok kullanıcıya sahip olmak için geliştirilmedi; tam aksine kaliteli azınlığa hizmet vermek için geliştirildi. bunun aslında başlıca nedenleri bulunuyor; bunlardan bazıları toplumun vasat eğilimlere sahip olmasıdır. biligist'i geliştirirken bu konuda genel bir değerlendirme yaptım ve kâr getirmeyen, hızlı büyümeyen, yavaş yavaş kendi topluluğunu oluşturan ve kalitesini koruyan bir mimaride yapılanması üzerine düşündüm. bu sebeple bütün yapılanmayı nedensellik ve iç denetim üzerine kurdum. burada e-kitap yazabilir, yayınlayabilir, bunu çevrenizle veya tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. kitabınızın içeriğinden aforizma bölümleri seçerek gerek biligist içinde gerek başka sosyal mecralarda paylaşılmaya uygun kartlar yazabilir ve görsel olarak paylaşabilirsiniz. biligist tüm bunların sunulması için kendi araçlarını kullanıcısına temin eder. fakat belirttiğim gibi, bu tip bir paylaşım için bir çalışmanız olmalıdır. çalışmanın içinden seçerek bir görsel ile şekillendirdiğiniz aforizmanın kaynağı, arkasında ve önünde ne yazıldığı başka bir kullanıcı tarafından açıkça bilinmelidir. bu konuda aforizmalar üzerinde yer alan çift tırnak ikonu, sizi metnin geçtiği noktaya götürecek biçimde yapılandırıldı. bütün bunlar kullanıcıya daha fazla külfet olsun diye değil, sosyal medyanın insanın psikolojik sağlığına zarar vermemesi için tasarlandı. bunun yanında sistem kendi içinde üç katmanlı hiyerarşiye sahiptir dedik. bunlar: acemiler (yeni kayıt olanlar), ustalar (sisteme tam adapte olmuş olanlar) ve bilgelerdir (eser verebilen, sisteme etkin katkı sağlayanlar). elitizm gibi ucube izmlerden hiç hazzetmediğim için bu yapıyı bir grup insanın akıl ve insafına teslim etmek istemedim; bu sebeple sistemin onaylanma mekanizmasını yine kendi kullanıcılarına verdim. bilgelerin ve ustaların kendi panelleri bulunur; bilgeler ustaları ve acemileri, ustalar ise sadece acemileri onaylar. altı usta ve üç bilgeden onay alan bir acemi, usta olarak sisteme katılır. altı bilgeden onay alan bir usta ise sisteme bilge olarak dahil olur. bunların yanı sıra biligist içinde bazı durumları pek hoş karşılamayacağım bilinmelidir. bunlar küfür, argo veya ağır eleştiriler değildir; gerek yazımlar içinde gerek yorumlarda bunlar olabilir. bu, kullanıcıyı bağlayan bir durumdur ve şikayet halinde işlem yapma hakkı bizdedir. bunun dışında kabul edilemez durum ise platformun entelektüel kimliğini zedeleyecek hamleler yapmaktır. burası wattpad değil; eğer aşk romanı veya basit düzey hikaye yazmak gibi bir hata yaparsanız etkileşiminizi düşürür ve sistem içinde onaylanmanızı imkansız hale getiririm. bu konuda tavrım nettir. onun dışında bilgeler sistemin sahipleridir. sistem bir kişinin, yani yaratıcısı olan benim tekelimde değildir. maddi bir kazanç olması durumunda mutlak suretle bu kazanç bilgelere aktarılacak, çalışmalarının fonlanmasında kullanılacak ve gelişmelerine katkı sağlamak için sarf edilecektir. biligist ticari bir fabrika değildir; bilgi ve bilgeliği toplumun tam merkezine koymak üzerine çalışır.