<kodlama> <siber_güvenlik> ilerleyen adımlarda çeşitli araçların yayını yapılacak. bu noktada biligist sosyal medya hizmeti veren bir şirket olarak karşımıza çıkmayacak. sosyal medya sadece en küçük uzantısı. planladığımız kullanımı mesaj servisleri üzerine olacak. metadata verisini şirketlerin kendi sunucu veya bilgisiayarlarında tutabildiği tamamen kurum ve şirketlere özel açık kaynaklı mesajlaşma servisimizi lisans ve sözleşmeleriyle açık kaynak olarak yayınlayacağız. market yayınları da beraberinde gelecek öyle ki kullanıcıları dikerse marketten indirdikleri messenger aplikasyonlarını sunucu araçlarını derleyip entegre edebilecekler veya tüm mesaj sistemlerini kendi bilgisayarlarında derleyerek dağıtımını yapabilecekler. burada amaç yüksek güvenlik düzeyinde özelleştirilmiş chat sistemleri sunmak. bu konuda biligist aynı mimariyi farklı biçimlerde kullanıyor. bireysel mesajlaşmalar e2ee kapsamına alınırken grup mesajlaşmaları uçtan uca şifreli değil. bunun sebebi tam olarak kayıt için kullanıcı kimliğini telefon numarasını istemiyor oluşumuz. burada yaşanacak yasadışı bir faaliyeti denetleyemeyiz ve telegram'ın hatasına düşeriz. bu yüzden mesaj servisleri sistem mantığı ve kurumsal yapı tam anlamıyla yerleşene kadar açılmayacak.
biligist geliştirme süreci
bu başlıktaki diğer yazımlar
biligist geliştirme süreci
<teknoloji> <kodlama> metin motorlarında hatalar var. metin motorlarını aslında desktop ve mobil için yazdık fakat wasm derlemelerinde bu hatalarla karşılaştık çünkü wasm istediğimiz sonucu vermesi adına bazı revizyonlarla web arayüzüne uyarlandı. işte bu yüzden uyarlama kelimesinden nefret ediyorum.
biligist geliştirme süreci
<iletişim> ayrıca ilk onbin kelimelik kotayı dolduran ve çalışmasını yayınlamış veya yayınlıyor olan yazarlar algoritmanın gelişmesi ve tohumlanması adına usta olarak rütbe alacaklardır. bu kuruluş ve başlangıç münasebetiyle istisnai ilk nesile özel bir tutum olarak biligist kayıtlarına geçecek tekrarı sonraki nesillerde görülmeyecektir.
biligist geliştirme süreci
<web> <kodlama> biligist basit bir yazılım değil. gördüğünüz arayüzün arkasında binlerce farklı parametre çok disiplinli indexlenmiş ve teker teker ele alınmış parçaları sürekli denetlenir durumda. fakat frontend geliştirmek kadar nefret ettiğim başka bir iş daha yok o yüzden elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. fakat hala çok eksiği ve kırığı var tüm odak noktamı arayüzden çok hep ana motor aksamına ayırdım. kullanıcı güvenliğini mümkün olanın da üzerine taşımaya çalıştım. baştan başa tüm dağıtımlarıyla bütün bu süreci tek kişi olarak yürütmek beni oldukça yordu. fakat üzerinde çalışılacak ve yıllarca sürecek düzenleme ve geliştirme maratonuna alınacak. bu konuda kullanıcıları olursa ki bir noktada mutlaka olacaktır anlayış bekliyorum. siz bu yazıyı okuduğunuzda bahsi geçen kırıkların çoğu da düzeltilmiş olur fakat yine de destek için eleştirmek ve sorun bildirmekten çekinmeyin. bunu burada veya başka bir platformda farketmeksizin yapın.
biligist geliştirme süreci
<teknoloji> <yapay_zeka> biligist aslında sosyal medya olsun diye geliştirilmedi. ben basit bir tanıtım sitesi yapmak yerine daha gelişmiş bir mimari üzerinde çalışmayı seçtim ve tam yazmaktan büyük keyif aldığım sözlük modelini kullanarak bunu yaptım. aslına bakarsanız biligist bir şirket olma yolunda enteresan bazı işleri hedefliyor diyebilirim. bu konuda panteist bir yapay zeka modeli üzerinde derinleşiyorum denilebilir. kelimelerden öte render araçlarıyla ve temel fizik kurallarıyla eğitilen token yerine direkt olarak piksel ve matematik hesaplamalarından oluşan bir kaos motoru üzerine çalışıyorum. render motorları veya cat cam programları genelde onlara bir şey söylediğinizde iş yaparlar ben ise ne işe yarayacağını tam olarak hala anlamamakla beraber kendi kendine çizim yapan temel bazı kurallara dayanan bir motor üzerinde çalışıyorum. temel fikrim sosyal medyanın gelecekte simulatif gerçekliklere evrileceği yönünde bu yüzden biligiste ileride çok ilginç şeyleri eklenti olarak ekleyebilirim. bu konuda sınırları çizmiyorum teknoloji konusunda bağnaz ve gelenekçi değilim.
ayrıca insanlığın bir an önce kendine mikro gerçeklikler yaratması gerektiğini savunuyorum. ikincil bir hayat bir deneme yanılma hayatı. bugün piyasaya çıkan ama işlevsiz olarak gördüğümüz vision pro gibi araçlar ileride bir uyku modeline evrilebilir. beyin uykudayken ikincil bir hayatı deneyimleyebilir. ve insan yaşam süresini uykuyu modelleyerek bir üst segmente taşıyabilir. neyse ne itopik hayaller ve bir tavşan deliği var. umarım alis harikalar diyarında uyanır.
biligist geliştirme süreci
<teknoloji> biligist teknoloji konusunda şu an sadece web yayınına açıktır desktop ve mobil uygulamalar şu an için yayınlanmamıştır. bunun temel sebebi sistemde kullanıcının çok az oluşu ve genel talebin bulunmuyor oluşu sayılabilir. insanlara harika bir şey yaptık gelin sosyalleşelim gibi uyduruk palavralar atamam hiç de harika değil genel anlamda ekşi formatında bir yer sadece kuralları ve düzeni biraz daha katı ve bir basamak daha sözlük kültürünü geliştirmiş bir yer biligist. zaten işin sonunda ben de bir sözlük yazarıyım ve yine işin sonunda sözlük kullanımı benim için kaybedilmemesi gereken bir alışkanlık. diğer platformların kullanamıyorum genel sosyal medya kullanımım ise buradan ibaret olacak kişisel başka hesabım yoktur. mesajlaşma servislerinin açık olmamasının sebebi mesajların openmls sarmalanmış bir gelişmiş kabukla uçtan uca şifrelenmesidir. yani mesajlarınızı biz dahil alıcıdan başka kimse göremez bunun için mobil uygulmanın yayınlanmış olması gerektiği için web chat alanını askıya aldık. mobil uygulama ve desktop web yapısından daha kulalnışlı ve performanslı olmasının yanıda ek bazı yeni araçları da beraberinde getirir. sesli aforizma kartları ve bunların video podcast olarak çıktı alınması gibi. metin seslendirme kişinin kendi çalışmasını tamamen seslendirebilmesi gibi. fakat bu araçlar ilerleyen zamanlarda denetimlerle beraber yayınlanacak unsurlar. biligist uyduruk kopyala yapıştır bir yazılım değil tüm alt yapsını kendisi yönetir bütün sistem unsurları dış yazılım araçlarına emanet edilmeden her noktasıyla kendisine aittir. aptal gibi web de admin paneli aramayın admin paneli ve sistem izleme araçları biligist için özelleştirilmiş debian tabanlı bir os kullanır(yıllar önce kendi yaptığım bir distroyu özelleştirdim bunun için) bunun dışında tüm tasarımı bizzat ben yaptım. frontend bana işkence gibi geldiği için pek iç açıcı olmamış olabilir ilerleyen zamanlarda düzelteceğim. giriş yapmak için qr akışı var fakat bu mobil uygulamaya sahip olanlar için kullanımda çünkü mesaj aktarımları ve sohbet eşitleme buradan yapılacak. onun dışında teknik bilgi olarak detay veremem meraklısı tersine mühendislikle incleyip bulabilir fakat unutmayın ki sizden önce bir mühendis sizin yapmanız muhtemel olan işleri denedi. yine de çok fazla parametre bir araya geldiği için hata yapmış olabiliriz. mobil desktop web sürümlerinin yazılımının tam anlamıyla oturması ve arka plan servislerinin tam istediğim gibi olması bir yılı bulabilir üzerinde çalışıyorum çalışacağım. çerezler konusunda biz prensip olarak kullanıcnın verisini ne başkasına verir ne de bir başkasının bunu toplamasına aracılık ederiz. zaten teknolojinin derebylerine bir ayrı kıl oluyorum o da başka bir yazımın konusu. ilk yüklemelerde bazı yavaşlıklar olabilir oturum geç hatırlanabilir bu durumlar elbette düzeltilecek fakat üzerinde çalışılacak unsurlar var bunlar webassembly'nin tam istediğim gibi tarayıcıya entegre olmamasından kaynaklanıyor fakat çözeceğim muhakkak. kullandığımız teknolojilere gelince bu konuda çok bir bilgi vermeyceğim genel anlamda flutter ve rust tabanlı bir yapı üzerinde çalışıyor ana motorlar rust kabuk flutter olacak biçimde tasarlandı. şikayetleriniz ve önerileriniz için bir alan açacağım muhakkak.
santral adlı yazarın diğer yazımları
emeklilik sisteminin sonu
<ekonomi> emekliliğin sonu son elli yılda gelmese bile devlet artık bu süreci finanse edebilecek durumda olmayabilir. zira z kuşağı eski kuşağın çalışıp edindiği mülkü edinmesi oldukça zor bunun getirisi çalışma hayatında yeterince aktif olunmaması olacak ve emeklilerin en etken finansörü devletin kasası olduğu anda devlet durumu emekli maaşlarını eriterek bulacaktır. seçim arefesinde devlet emekliye kasasından bir miktar göz boyama miktarını verecek olsada ne hükümet ne de devlet bunu finanse edemez. zaten mantıklı bir yaklaşım da değil. bunun yanında sadece emeklilik yok sağlık sektörü de ek bir maliyet yaratıyor. amerika avrupa bu durumu biraz daha tolote edebilir çünkü zaten sağlık sektörü çok verimli değil özel yapılanma kabul görmüş biz de devlet hastanaesi sistemi var. bunun sonucu olarak devlet muhtemelen doktor barınıdırmama veya özele yönlendirme yollarına gidecektir. veya ufaktan maliyetler değişecek ve yük dengeleme yapılmaya çalışılacaktır. yani her yolun kapandığı gibi z kuşağına emeklilik yoluda kapanmış oluyor. emekli maaşları asgari ücreti geçmez muhtemelen üç beş anca artırır devamında artırım sözü verilir ve geçiştirilir fazla bir şey beklememek lazım anlayacağınız.
Asya lanmaoa
<biyoloji> <psikoloji> <mantarlar>
insanların cüce insanlar görmesine sebep olan mantar lanmaoa asiatica. daha önce fransa da yaşanan lsd çavdar mahmuzu olayını aklıma getirdi. köylü birden çavdar mahmuzu olarak adlandırılan mantarın bulaştığı tahıl ekmeğini yiyince köy birden akıl sağlığını yitirmişti. konuyla ne ilgisi var bilmiyorum bilgi olsun diye ekledim. psikoaktif bileşiği bulamamışlar henüz. spesifik olarak cüce insanlar gördürmesi beynin özel bir bölmesini harekete geçiriyor olmalı muhakkak.
Binance
<teknoloji> <siber_güvenlik> <borsa> başlığı aslına bakılırsa binance soygunu olarak açacaktım fakat düz yazdım. öncelikle saldırının kaynağı kuzey kore olduğu düşünülüyor. basit bir iş değil zira binance çok iyi finanse edilen güvenlik sistemlerine sahip. bu zararı muhtemelen karşılayacaklardır çünkü yapısı gereği aracı kurumlar özellikle bitcoin sistemlerinde komisyon ücretleriyle zaten fazlasıyla kazanıyorlar bunun yanında bnb ve diğer mevduat sistemleriyle beraber bu para çok dokunan bir meblağa değil. fakat itibar olarak saldırıya açık olduğunu gösterdi. yine burada tahminim insani bir gevşeme ve zaafiyetten kaynaklanıyordur. bazen bazı şeyleri aman canım deriz o kadar da ileri gitmez. fakat her zaman o kadar da ilerisi vardır. bir kaç hacker'in azmine ve bir anlık dalgınlığa bakar.
yapay zeka girişimleri
<teknoloji> <yapay_zeka> yapay zekayı sunucuda çalıştırmak helede kullanıcı bazında kullanım düşündüğümüzde çok maliyetli bir süreç. bunu kendi yerel suncuularımızda çalıştırdığımızı düşünürsek bu sefer hız problemleri bakım maliyetleri gpu ömrü ve kesintisiz jeneratörlü sistemler devreye girmesi gerek. abonelik modelleri ise başlı başına bir bağımlılık ve kaynak gerektiriyor. bu noktada işin yatırım yapılabilir tarafının kalması adına bir yol olmalı. bu yolu dev modeller her geçen gün kapatıyorlar çünkü yapay zeka alt tabanında kurulan girişimler işin mutfağına girmedikleri sürece ve burada agresif bir farklılaşma yürütmedikleri sürece büyük modeller bu ufak griişimleri yutacaktır.
peki işin mutfağına girsek ne olacak?
burada mühendsilik olarak işi ve işleyişi tabanından değiştirecek bir modelle gelmiyorsanız gelir akışı sağlanamaz ve iş gelir gider olarak hesaplanır. yani agresif bir abonelik modeli sunarsınız ve giderleri sistemin kendisi karşılar veya yatırım kaynaklarınız bu yapıyı ilk etapta geri dönüş beklemeyerek besler. aslında bu alt girişimlerle ilgili değil şu an genel olarak yapay zeka girişimlerinin yürüttüğü politika bu tam olarak. gelir giderleri ucu ucuna karşılıyor hatta çoğu zaman gider kalemi çok daha büyük durumda. bu yapılar batmıyorlar çünkü buna metaverse etkisi diyeceğim. geleceğin teknolojisi olarak görüldüğü için kitleler ve yatırımcılar tarafından inanılmaz ölçekte fonlanıyorlar.
burada yapay zeka girişimi olarak satacağınız her şeyin üzerini dev modeller yayılarak örtecekler fakat yine burada bir istisna daha bulunuyor. eğer modeller alt girişimleri api balarıyla kendi kaynaklarını dağıtır ve ufak noktalara erişimi durdururlarsa. yani kasıtlı olarak küçük noktalara ilerlemezlerse bu durumda bir yapay zeka girişimi olanağı doğar. aksi halde bütün girişimler bugün basit bir revizyonla büyük şirketlerce yapılabilir durumda. biligist şu an için aklıma gelen en mantıklı işti sanırım. çünkü artık bilgiye erişime gibi bir probelmeimiz neredeyse sıfırlandığı bir dünyada geriye insani görüşler ve analiz yorumlar kalıyor. o yüzden muhtemelen ileride bir sözlükten çok bir fikir ve değerlendirme kütüphanesi gibi bir oluşum olabilir. biligist bilgi konusunda ekşisözlük veya genel internet stackoverflow ile yarışamaz. bunlar genel bağlamda bilginin en geniş kaynakları olarak ele alınabilir. belki genel global içerik bazında biligist algoritmasını doğru yönde kurmuş olabilir o kadar. bu yüzden amacımız ham bilgi değil bilgiyi çevreleyen etmenleri ele almak olacak.
konumuza dönersek genel olarak insanların beklediği yapay zeka mı değil mi değil ise bu devirde boşa uğraşılmış mantığı aslında yerinde bir mantık değil. çünkü verimli sonuçlar getirmiyor. basit bazı illuzyonlardan başka değerli bir girişim dahası devler tarafından kolayca yutulma olanağı olmayan bir girişim sunması oldukça zor alt girişimlerin. burada ayrıca açık kaynak dünya hızla büyüyor. bu durumda kullanıcının parayla satarak döndürmeye çalıştığı bir girişim her gün kopyalanma riskiyle karşı karşıya kalacak ve abonelik karşısında daha agresif planlar yürütmek zorunda kalınacak.
fakat biligist olarak elbette temel mühendislik yapılarında farklılaşacağımız noktalar olacak bunlardan bazıları render motorları bazıları siber bağımsız güvenlik yapılanmaları üzerine kuruluyor. fakat henüz kullanıcımıza sunabileceğimiz açık bir değerimiz olmadığını da itiraf etmem gerekiyor. bu konunun burada ele alınıp tartışılması için bu başlığı açmış bulundum.
içgüdüsel doğruluk
<felsefe> <psikoloji> insan ömrünün tümünde bazı hatta bir çok davranışını içgüdüsel olarak yapar. dürtüsel hareketler zamanla bizim tarafımızdan verilmiş kararlarhalini alırlar. bu yüzden insan iradesi daha sayılabilecek bir çok sebepten tartışmalı bir konudur. insan gerçekten iradesi olan seçim yapan bir varlık mıdır. yoksa irade sadece bir kılıf mıdır?
bütün bunlara cevap bulmak için pek çok insan uzun süreler boyunca düşünmüştür fakat burada söylenecek ve neredeyse emin olduğumuz bir nokta var ki içgüdüler kararlarımızın sahibi diyemesek bile üzerlerinde önemli etkilerinin bulunduğunu inkar edemeyiz.
peki canlılığın istekleri ve insanlığın istekleri birbirlerinden ne kadar farklıdır. insan bazı durumlarda ölümü yaşama tercih edebilen bir canlıdır. canlılıktan bildiğimiz kadarıyla canlılar her koşulda yaşamaya odaklıdır. fakat insan burada farklılaşabiliyor. seçimlerini hayatta kalmanın tam aksine doğru yapabiliyor.
burada bahsedeceğim şey aslında bireyin psikolojik serüveni değil kalabalıkların bilgeliğinden kaynaklı bir incelemeyi içgüdülerden elde edebilir miyiz? sorusu. kalabalıkların bilgeliği şudur. kalabalık bir insan grubuna bir fanus içinde ne kadar bilye olduğunu sorup sonra gelen istatistiğin ortalamasını alırsanız yaklaşık bilye sayısını bulursunuz. peki bu durum insanların içgüdülerinin toplamına uyarlanırsa durum ne olur. milyonlarca insanın insanlık hakkında düşüncelerini ve olası sonuçlar hakkında tahminlerini alıp bunları bir dizi parametrelere dönüştürerek ortalamsını alırsak ne çıkar. hangi parametreye yakın bir sonuç buluruz.
bu noktada ilginç olacak şey deneyin ne sonuç verdiği değil sanırım ilginç olan insanın dışında bir aklın yapay zekadan da önce var olması. buna tanrı diyebilir miyiz bilmiyorum spinozanın panteizmi gibi yorumlanabilir belki fakat etrafımızı homojen biçimlerde çevreleyen bir akıl ve karar mekanizması var. dikkatimi çeken ise genel bağlamda bir içgüdüye sahip değil onun içgüdüsü tam olarak evrenin temel bazı yasalarından kaynaklanıyor. dizilim ve oluşumların beraberinde taşıdıkları veri bir noktada o kadar sıralı ve alışılageldik tekrarlanıyor ki sonunda bir parça gibi görülebiliyor. içgüdüsel doğruluk doğru olduğu kitlelerce hissedilen bir şeyin doğru olma olasılığının oranını aramak denilebilir sanıyorum.
belirtmem gerekiyor ki biligist bir tanım girme aracı değil tanımları yeniden yapabilme cesaretini gösterme aracıdır. o sebeple düşüncelerin uç noktalara değinmesi ve net sonuçlar vermiyor olması burada sakınca değil aranılan şeydir. internet zaten yeteri kadar tanım barınıdırıyor burada yeni tanım ve analizlere ihtiyaç var. bu yüzden agresif bir reklam stratejisi yürütmüyoruz. biligist acele etmeyen nadir olanı arayan sıradanlıktan hiç hoşlanmayan bir kitleye sahip olsun istiyoruz.